Kayıtlar

Mart, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İstanbul Gökkuşağı

Neden mi İstanbul Kırmızısı değil de Gökkuşağı denmeliydi ile başlayayım. İstanbul'un her rengi vardı. Sokakları, camileri, aşkları, kafeleri... Azar azar ama her yüzü vardı. Olay yoktu denemez ancak daha durum odaklıydı demek yerindedir diye düşünüyorum. O yüzden net sonlardan, tam çözülmelerden hoşlananların pek tarzı değildi. Normalde ben de kesin sonlardan hoşlansam da bu muğlak bitiş beni pek etkilemedi, sebebini filmin beni etkilememiş oluşuna bağlıyorum. Baktıysanız fark etmişsinizdir, çok iyi bir kadrosu var. Yönetmenin ismi iddialı. İsim de öyle. Ama 'çaba' çok belliydi. İstanbul'un her dokusunu ekrana taşımayı istemişler belli ki. Misal karakterlerden hiçbiri dindar olmasa, dini içerikli mesajlar söylemese de fonda birden fazla yer edinen ezan vardı. Sadece şehirde duyulduğu için. Ya da otogarda coşkuyla uğurlanan asker vardı, yine hikayesiyle ilgili olmayan ama bir terminalde görünce insanın yadsımayacağı. İki baş rolün sohbet ettiği bir kafede masalardan ...