Kayıtlar

Aralık, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hatalara Yol Verin

Gençler hata yapar. Çocuklar hata yapar. Yetişkinler de hata yapar. Ve ders çıkarırlar. Hatalar ders almak içindir. İnsan ders çıkardıkça geliştirir kendini, doğruyu böyle bulur. O zaman neden bu korku potansiyel hata olan her karara? Hata yapmazsanız yerinizde sayarsınız. İlerleyemezsiniz de.  O yüzden karar verirken çekinmeyin. Bırakın yanlış olacağı varsa olsun. Bir sorun da çıkıversin. Çıkıversin ki siz o problemi nasıl giderebileceğinizi öğrenin. Karar veren ya da çoktan kararını vermiş biri içinde evhamlanıp ortalığı ayağa kaldırmayın. Tıpkı yetişkinlerin gençler için yaptığı gibi.  Evet, yetişkinlerin görevlerinden biri de çocuklarını geri dönülmez hatalar yapmaktan korumaktır.  Ama çoğu hatanın geri dönüşü vardır ve tüm hatalar bir hayat dersidir. Bu yetişkinlik işine kendini fazla fazla kaptıran yetişkinlerimiz bazen cidden çizgiyi aşıyorlar. Bir birey olarak atacağımız her adımda elimizi tutmak istiyorlar. Buna gerçekten gerek var mı? Kü...

Anlaşabilsek

Erkekler kadınları anlamadıklarından şikayet ederler. Bizim anlaşılması güç olduğumuzu söylerler. Derler ki bu yüzden kavgalar, tartışmalar, küslükler. En ufak bir hatalarında dillerine pelesenk ettikleri bir laf vardır: "Ben bu kadın milletini anlamıyorum, kardeşim yahu!". Merak etmeyin. Biz de sizi anlamıyoruz. Ama sizden farklı olarak anlıyormuş gibi yaparak iletişimi sürdürüp durumu lehimize çeviriyoruz. Yoksa inanın ki "Acaba neyi kast etti?" sorusu bizim de içimizi yiyor. Tamam, iki tarafın da karşı tarafı tam olarak anlayamadığı aşikar. Peki, neden? Erkeklerin kadınları çözememe nedenleri fazla düz düşünmeleri. Her duyduklarını ilk anlamlarıyla tartmaları. Evet'lerin altında yatan Hayır'ları bir türlü görememeleri. "Sen bilirsin." lafının aslında "Elbette benim dediğim gibi olacak." anlamına geldiğine fark ettiklerinden beri çok da bir gelişme gösteremediler maalesef. Ya biz, kadınlar? Evet, ayrıntıcı düşünmek güzeldir, bir yer...

İletişmek

İletişim kurmak sanılan kadar kolay bir iş değildir. Birine ya da birilerine bir şeyi en doğru şekilde anlatabilmek yetenek meselesidir. Bu yetenek de kullanıldıkça gelişir. Herkes iletişimin öneminden bahseder. Gerek üniversite ve iş hayatında gerekse özel hayattaki ilişkilerde. İnsan hayatını a'dan z'ye, tümüyle etkileyen bir faktör olan iletişimin bazı incelikleri vardır. Peki, nedir bunlar? İlki, bana göre, özgüvendir. Çünkü insanın kendine olan güveni ve duruşu taşır söylediği kelimeleri karşısındakine. Kendinden emin bir profil çizmek alıcının dikkatini çekecek ilk unsurdur. Bunu takip eden noktaysa doğru kelime seçimidir. Çünkü doğru kelimeler size hiç beklemediğiniz kapıları açabilir. İnsan ikna edilebilir bir canlıdır. Bu da ancak ikna edici, etkileyici bir konuşma ile gerçekleşir. Hedefi on ikiden vuracak kelimeleri seçmek için ilk koşul elbette geniş bir sözcük dağarcığına sahip olmaktır. Ardından yapılması gerekense durumu en iyi izah eden kelimeyi ya da dinleyi...

Şehir Gibi

Resim
Martıların havada dans edip Boğaz’ı bir nakış misali işlediği güzel şehir, İstanbul… Kültürlere açtığı kollarından sarkan mavi şalı: deniz ve gökyüzü… Rüzgarlarıyla buram buram umut ve keder kokan nevi şahsına münhasır şehir. Her yeni gün bambaşka bir kalabalık senfonisi besteleyen, yalnızlar şehri, İstanbul… Tarihi kucağında sallamış, kim bilir kaç hayata film seti olmuş, nelere tanıklık etmiş yüce şehir, İstanbul… İki ayrı cihanın birbirine usulca, ses etmeden yanaştığı, ‘eski’ ve ‘yeni’nin kusursuzca harmanlandığı şehir… Üsküdar’a inerken yarenlerin eteğine bulaşan çamurun annesi, bir Beyoğlu beyefendisi, İstanbul… Şehir gibi şehir, İstanbul! Dilara İNAL