Hepimizin içinde ev hanımlığı var... Sadece bazıları daha yetenekli.

  İÇİMİZDEKİ EV HANIMLARI
  Ev hanımlarının işi kolay değil. Her gün sabahtan akşama aynı evde. Temizlik. Yemek.
  Evet, avantajları da var. Sabah erken kalkmak zorunda değilsin, bir gün iş yapmasan patrondan azar da işitmezsin çünkü patron sensin.
  Ama her gün her gün aynı işleri yapmak. Ütüsüydü, süpürgesiydi, bulaşığıydı…
  Çok eğlenceli olmasa gerek?
  Peki ya iş kadınları? Öğreciler? Küçük kızlar? Yani ev hanımı olmayanlar?
  Onların içinde de ‘ev hanımlığı’ var. Herkes aynı derecede becerikli olmasa da. 
  Nasıl olmasın ki?
  Küçükken oynanılan evcilik oyunlarıyla başlıyor tüm hikaye.
  Küçük tencerelerimiz, tabaklarımız, çatal bıçaklarımız, bardaklarımız, fincanlarımız için kurduğumuz düzen ve onlara gösterdiğimiz özen, evlenince ya da ayrı eve çıkınca mutfakta kurduğumuz sistemin temeli aslında.
  Ya da oyuncak buz dolaplarımız, elektrikli süpürgelerimiz? Evimiz için seçerken bin bir türlü fiyat araştırması yapıp özelliklerini incelediğimiz beyaz eşyaların test sürüşü oluyor onlar.
  Hazır evcilik demişken şuna da değinmeliyiz: Erkekler yedisinde neyse yetmişinde de o kesinlikle. Daha küçücük veletken evcilik oynarken “Ben babayım. Babalar gazete okur. Yemek yapmaz.” diyen onlar, evlenip akşam eve dönünce “Ay çok yoruldum bu gün ofiste, azıcık ayaklarımı uzatayım.” diyen de onlar. Aslında onlar da haklı, evde babalarını nasıl görüyorlarsa öyle bir baba kimliği yaratıyorlar. 
  Hikaye, genç kızken öğrenilen yemek becerileri ve ütüyle devam ediyor. Hiç bir genç kız bunları annesinin ittirmesiyle, zorla yapmaktan pek hoşlanmıyor. En azından ben hiç sevmiyorum. Ama ileride çok işimize yarayacak(mış).
  Bu nitelikler de bir ‘ev hanımı’nın temel özellikleri ve sorumlulukları değil mi zaten?
  Ev hanımı olmadan önceki son durak ise kendi evine taşınınca bu ev işlerini yapacak birine ödeyecek maaşı kazanabilecek ekonomik seviyeye gelmeden önceki dönem. Bu dönemin uzunluğu kişiden kişiye değişir tabi ama bu dönem genç kızken öğrenilen niteliklerin pekiştirilmesi adına gayet önemli.
  Bu yolculuğu hemen hemen herkes tamamlıyor. Ardından tam bir ‘ev hanımı’ ya da çalışan bir bayan olmak kişinin tercihi tabi.
  Bu domestik işlere yatkınlık küçüklükten geliyor yani. Genlerin de etkisi olabilir tabi. 
  O yüzden bence hepimizin içinde ‘ev hanımları’ var ve yaşımız ilerledikçe onlar da büyüyorlar.


Dilara İNAL

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstifçilerin Haklı Mücadelesi

Ülkemizin Vicdan Yaraları

ABC