Çanakkale Ruhu İnanmaktır
"Ölmeden mezara koydular beni.”
der türküde. İşte bu tek cümle anlatır aslında bu savaşı. Hayatlarının daha
baharında ölmeyi kabullenmişti çünkü bu toprağın insanı. Boyun eğmemiş, vatanın
dört bir yanından Çanakkale’ye gidip düşmanın mermisini karşılamıştı göğsünde.
Anneler, babalar belki kesmişti umutlarını evlatlarından ancak vatanlarından
asla!
Çanakkale’yi, Çanakkale yapan
Türk milletinin karakterinde gizlidir. Vatan, millet sevgisinde, cesaretinde,
mertliğinde, azminde saklıdır bu destanın yazarları. Bu zafer toprak uğruna
canını veren güzel insanların kanlarıyla yazdığı bir destandır. Türk milletinin
göğsündeki nişanıdır gururla taşıdığı, atasına minnet duyduğu.
Çanakkale geçilmez! Neden? Çünkü
Çanakkale kutsal topraktır, vatan uğruna kendini feda etmiş bu kulların
kanlarıyla, umutlarıyla, azimleriyle suladıkları çiçeklerin yetiştiği
topraktır. İnsanın basmaya kıyamadığı topraktır. Çanakkale öyle elini kolunu
sallaya sallaya geçilmez, çünkü bu şehir, kocaman bir ulusu göğsünde taşır,
tarihiyle sarıp sarmalar. Çünkü Çanakkale Boğazı, düşmanın fethetme arzusuyla
geldiği ancak Türk milletinin dişlerine takılarak bozguna uğradığı boğazdır.
Burası öyle kolay geçilmez!
Çanakkale ruhu ölmez, çünkü yitip
gitmiş gencecik fidanların yurdudur, bu korkusuz insanların sonsuzluğa
kavuştuğu toprağın ruhudur Çanakkale. Elinde kırık dökük tüfeği olan, belki
karnı aç ama kalbi iman dolu bir milletin koruduğu vatandır burası! Havası hala
mücadele kokar, savaş kokar. Zafer kokar!
Üzerinden koskoca bir asır geçse
de unutulmaz! Yurdumuza göz dikmiş düşmanların kara bir bulut misali topraklarımız
üzerinde kol gezdiği o karanlık günlerde, “Ya vatan ya hiç!” diyen, evini
barkını, anasını babasını bırakıp cepheye koşan o büyük yürekli insanları
unutmak ne mümkündür?
Yaz kış, kar çamur demeden
elindeki üç beş kap yemeği öz evladından sakınıp mehmetçiğe götüren,
gerektiğinde cephaneyi sırtlanan ve cepheye giden anneleri unutmak kolay mıdır?
Çanakkale ruhu, inanmaktır!
Her türlü karamsar duruma rağmen
kurtuluşa inanmaktır. Kendine, arkadaşına, annene babana inanmaktır. Milletine
inanmaktır. Geçmişine ve atalarına inanmaktır. İçindeki imana inanmaktır,
taşına toprağına inanmaktır. Ama en çok da gelecek güzel günlere inanmaktır,
kendin göremeyecek olsan da! Atılan her bombayla daha da bilenip toprağına
siper etmektir kendini!
Çanakkale içinde Aynalı Çarşı,
Ana ben gidiyorum düşmana karşı.
Of! Gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde vurdular beni,
Ölmeden mezara koydular beni
Of! Gençliğim eyvah!
Çanakkale içinden bir uzun selvi,
Kimimiz nişanlı, kimimiz evli.
Of! Gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar umudu kesti
Of! Gençliğim eyvah!
Dilara İNAL

Yorumlar
Yorum Gönder